12 Eylül 2011 Pazartesi

Hissettirmeden Davranış Değişikliği


Chicago Üniversitesi'nde 'ekonomi hocası' olan Richard Thaler ve Harvard'da hukuk profesörü olan Cas R. Sunstein bir kitap yazarak, insanların dikkatlerini, onları sıkmadan çekecek ve pozitif bir şekilde davranış değişikliği yaşamalarına neden olacak zorlayıcı olmayan bir yaklaşım konusunu gündeme getirmişler. Bu yaklaşıma 'nudge' adı veriliyor. Belki bir örnek vererek 'nudge' ne menem iştir anlatılabilir.

                Amsterdam Havaalanı'nda erkeklerin büyük bir çoğunluğu çişlerini yaparken idrarlarını dışarıya sıçratırlarmış, yani tuvaleti ıskalarlarmış. Sonunda bilim insanları tuvaletin kokudan ve pislikten kurtarılması konusunu ele almışlar ve tuvaletlerdeki, idrarın içine yapıldığı porselenlerin üstüne, tam ortaya, küçük siyah sinek resimleri yapılmış. Bu sinekler konulduktan sonra, daha önce yarısı dışarıya dökülen idrarların yüzde sekseni, isabetli bir şekilde tuvaletin içine yapılmaya başlanmış. Dr.Thaler erkeklerin 'bir hedefe ateş etme' şeklinde bir tutkuları olduğunu ve çaktırmadan bir hedef konduğu takdirde, isabet ettirme olasılıklarının çok yükseldiğini, dolayısıyla davranışın hissedilmeden değiştiğini vurguluyor. 'Sineğin urinale konması' tipik bir 'nudge' olayı!

KUSURSUZ OLMAK


Çin'de bir adam, her gün boynuna dayadığı kalın sopanın iki ucuna astığı testilerle dereden su taşırmış evine.  Bu testilerden birinin yan kısmında çatlak varmış.  Diğeri ise hiç kusursuz ve çatlaksızmış ve her seferinde bu kusursuz testi adamın doldurduğu suyun tümünü taşır, ulaştırırmış eve. Ama her zaman boynunda taşıdığı testilerden çatlak olanı eve yarım; diğeri dolu olarak varırmış iki sene her gün bu şekilde geçmiş. Adam her iki testiyi suyla doldururmuş ama evine vardığında sadece 1,5 testi su kalırmış. Tabi ki kusursuz, çatlaksız testi vazifesini mükemmel yaptığı için çok gururlanıyormuş. Fakat zavallı çatlak olan kusurlu testi, çok utanıyormuş. Doldurulan suyun sadece yarısını eve ulaştırabildiği için de çok üzülüyormuş. İki yılın sonunda bir gün, görevini yapamadığını düşünen çatlak testi, ırmak kenarında adama şöyle demiş:

Türk Güvenliği Hacker Grubundan Dev Markaların Sitelerine Saldırı


Türk güvenliği isimli hacker grubu Vodafone, Acer, Telegraph, UPS, Betfair ve National Geographic gibi dev markalarında arasında bulunduğu dev markaların internet sitelerine saldırı gerçekleştirdi.
Hack grubu ele geçirdikleri sitelerde logolarını ve Twitter hesaplarını yayınladılar. Guardian’a konuşan Türk Güvenliği hacker grubu amaçlarının sadece eğlence olduğunu söyledi.

11 Eylül 2011 Pazar

Facebook 'arkadaş' ayırıyor!



Dünyanın en büyük sosyal ağı üzerindeki arkadaşlarımız artık otomatik olarak üç gruba ayrılıyor. 
Facebook listemizde arkadaş sayısı çok olsa bile bunların sadece bir kısmıyla görüşürüz. Kimisi okul ya da iş arkadaşımızdır, kimisini en fazla 3-4 kez görmüşüzdür. İşte tüm bunları siz ve arkadaşınız gibi Facebook da biliyor ve artık buna göre sınıflandırmaya gidiyor.
Facebook üzerinde artık “akıllı listeler” (smart lists) bulunuyor. Google Plus’da olduğu gibi arkadaşları belirli çemberler içine dahil eden sistem arkadaş listesindekiler otomatik olarak üç gruba ayırıyor ve bu üç grup şu şekilde oluşuyor:

Güvenlik açığından banka sorumlu!


Yargıtay, teknolojinin kullanımının yaygınlaşmasıyla artan internet bankacılığı dolandırıcılığında bankaların sorumlu olduğuna hükmetti.
Yargıtay, teknolojinin kullanımının yaygınlaşmasıyla artan internet bankacılığı dolandırıcılığında bankaların sorumlu olduğuna hükmetti. Yargıtay, bankalar tarafından kullandırılan sanal klavyeden girilen statik şifrelerin güvenlik açısından yeterli bulunmadığına, güvenlik açıklarının bankalar tarafından bilinmemesinin mümkün olmadığına dikkat çekti.

22 Ağustos 2011 Pazartesi

Bilgisayar Aşkı


O kadar para biriktirip bin bir zahmetle aldığın sistem gelir parçalar kutunun içinde, dokunmaya kıyamazsın, bir gün parçalar öyle durur sen karşılarında büyük bir aşkla bakarsın.. gece olur yatarken yastığının altına koymak istersin, gece çeyrek uyur çeyrek sevinir çeyrek heyecanlı çeyrek aklında yeni sistemin öyle sabah edersin, sabah olur gözün o parçalara gider hemen, gidersin bakarsın sonra çişin gelir wc e gidersin, wc denince aklına pc gelir(biraz saçma oldu burası), sonra kahvaltını yapıp hem heyecanlı hem de sakin bir şekilde parçaları kutusundan çıkartırsın, sonra büyük bir özenle sanki bir bebeği tutuyormuşçasına dikkatle parçaları birleştirirsin.

21 Ağustos 2011 Pazar

Facebook çocuklar için zararlı!

Yayınlanan yeni bir çalışma Facebook’ta çok fazla zaman geçirmenin çocuklar için kötü olabileceğini gösteriyor. Cal State Domingues Hill’de görevli psikolog Larry Rosen teknolojinin insanlar üzerindeki etkileri üzerinde 25 yıldır çalışmalar yürütüyor, en son çalışmasıysa sosyal ağların öğrenciler üzerindeki etkileri üzerine olmuş. Rosen’in gerçekleştirdiği en son durum çalışması Amerikan Psikoloji Derneği’nin Washington D.C.’de düzenlenen yıllık toplantısında sunulmuş.
Rosen, video oyunları ya da internet gibi daha fazla teknoloji ürününü kullanan gençlerde karın ağrılarının, uyku problemlerinin, endişe ve depresyonun daha fazla görüldüğü sonucuna varmış.

“Her öğrenci bir tablet” projesiyle Apple’da ilgileniyor


Milli Eğitim Bakanlığı’nın okullarda her öğrenciye bir tablet verme projesi bir vaat olarak seçim meydanlarında sıkça dile getirildi. Bu konu hakkındaki çalışmaların seçimden sonra başladı. Apple’ın da devlet makamlarıyla irtibatta olduğuna ve bir sunum gerçekleştirildiğine öğrendim. Anadolu Ajansı, yaptığı haberle konuyu biraz daha su yüzüne çıkarmış oldu.
Önümüzdeki dört yıl içinde hayata geçecek ve toplamda 15 milyon tabletin dağıtılacağı bu proje kapsamında Apple da Microsoft ve Intel gibi bu proje için teklif vermeyi değerlendiren şirketler arasında bulunuyor.

Seninle başlıyorum...

Biz üç kişiyiz!

Ben, Fındığım ve Fındıkiçim.

Sabırsızlıkla

Seni

Bekliyorum…